Mona Lisa nasıl çalındı? Neden bu kadar ünlü oldu? Aslında kimdir? | Genel Kültür, Genel Kültür, Genel Kültür Bilgileri, Genel Kültür Makaleleri, kpss genel kültür

Mona Lisa nasıl çalındı? Neden bu kadar ünlü oldu? Mona Lisa ile ilgili az bilinen gerçekler…

By on Ağustos 30, 2013

Bu makale 5035 kere okundu

21 Ağustos 1911 sabahı, Paris Louvre Müzesi sıradan bir pazartesi sabahına açmıştı gözlerini. Müzede sergilenen 6000 tablodan birisinin eksikliği kimseyi şüphelendirmemişti. Tablonun yerinde olmadığını fark eden az sayıdaki müze çalışanı durumu önemsemedi. Tablonun müzenin fotoğrafçısı tarafından götürüldüğünü ve ya temizlik için götürülmüş olabileceğini düşündüler. Görevlilerden hiçbiri, sorumlu birisine sorma gereği bile hissetmemişti.

Salı günü tablo yerinde yine yoktu. Görevlilerden birkaçı durumdan şüphelenmiş olacak ki tabloyu aramaya başladılar. Tablo ne fotoğraf stüdyosundaydı, ne de temizlik ve tamir için yerinden alınmıştı.Hemen yetkili mercilere haber verildi. Polisler müzenin her tarafını 1 hafta boyunca aradı. En nihayetinde müzenin ikinci katında, kayıp tablonun boş çerçevesi bulundu. Bunun tek bir anlamı vardı, tablo çalınmıştı!

Ertesi günün gazete manşetleri: “Mona Lisa çalındı”. Manşetin yanında Mona Lisa tablosunun fotoğrafı. O sabah gazeteyi eline alan Fransızların olağan tepkisi “Mona Lisa da kim?” olmuş olmalı.Polis departmanı, çalınan eserin çabucak bulunması ve görenlerin tanıması için ilginç bir yönteme başvurdu. Mona Lisa tablosunun 6500 kopyası, el ilanları şeklinde, Paris caddelerinde dağıtıldı. Vitrinler, duvarlar tablonun kopyalarıyla donatıldı. Bu sayede seçkinlerin değil, sıradan insanların yani “sokaktaki adamın” ilk tanıştığı sanat eseri olmuştu Mona Lisa.

Takip eden günlerde dış basında bu konuyu gündemine aldı. Artık dünyanın dört bir yanında, “Mona Lisa” tanınan bir eser haline geldi. Louvre Müzesi’ne gelen ziyaretçiler, diğer binlerce tabloyu görmek yerine bu tablonun çalındığı yeri, duvarda asılı boş çerçevesini görmek için izdiham yarattılar.Artan şöhretle birlikte, hırsız hakkında bir çok sansasyonel iddia ortaya çıktı. Ama en ilginci, ünlü ressam Pablo Picasso’nun polis tarafından hırsızlıktan sorgulanmasıydı. Polis, Picasso’nun konuyla bir ilgisi bulunmadığına karar verince salıverildi.

Resim tam 27 ay sonra ortaya çıktı. Vincenzo Perugia isimindeki bir İtalyan, tabloyu 100.000 dolara bir resim galerisine satmaya çalışıyordu. Vincenzo kendini savunmak için asıl hırsızlığın İtalyan bir ressamın eserinin Fransa’da tutulması olduğunu söyleyecekti. Oysa Mona Lisa, Da Vinci tarafından Fransa Kralı Francis’e 4 bin altın karşılığında satılmıştı.Hırsız bir Pazar günü müze kapanırken tenha bir odada saklanmış, gece de bu tabloyu çalarak kayıplara karışmıştı.

Bir Rönesans eseri Mona Lisa, Da Vinci’nin 1503 yılında ilk fırçayı vurmasından 400 yıl sonra yeniden yaratılmış oldu. Tüm zamanların açık ara en çok kopyalanan sanat eseri Mona Lisa. Bugün dünyanın dört bir tarafında, bardaklarda, tişörtlerde, restoranların kafelerin duvarlarında, dergilerin kapaklarında nereye baksak Mona Lisa karşımıza çıkıyor. Louvre Müzesi’nde, tablonun olduğu salonda, her ziyaret günü upuzun kuyruklar oluşuyor.

Tablo popüler olmasının yanı sıra birçok gizemi barındırmaya da devam ediyor. İşte Mona Lisa ile ilgili az bilinen gerçekler:

Mona Lisa ile ilgili en büyük gizem, aslında gerçekte kim olduğu. Tarihçiler birçok teori ortaya attılar şimdiye kadar ama olay netliğe kavuşamadı. Birçoklarına göre, en gerçekçi iddia, Mona Lisa’nın Floransalı bir işadamı olan Francesco del Giocondo’nun eşi Lisa del Giocondo olduğu.

Diğer teoriler ise, Da Vinci’nin annesi, Meryem Ana ve hatta Da Vinci’nin kendisi olduğu.

Pek dillendirilmeyen bir başka tahmin ise tablodakinin Da Vinci’nin asistanı Gian Giacomo Caprotti da Oreno olması. Bu tahmini ortaya atanlar Da Vinci’nin gizli bir eşcinsel olduğuna ve asistanıyla aşk yaşadığına, ama kiliseden çekindiği için gerçeği asla açıklamadığına inanıyorlar. Bu iddiayı ortaya atarken iki kanıt ortaya sürülüyor. Birincisi Mona Lisa’nın Da Vinci’nin asistanına benzerliği. İkincisi ise asistanın lakabı “küçük şeytan” demek olan Mon Salai. (harflerin yerini değiştirdiğimizde Mona Lisa oluyor)

– Fransız Devrimi’ne kadar birçok Fransız Kralı’nın sarayında yer alan tablo, Napolyon’un metresi Josephine’in yatak odasını da süsledi.

– Tabloya daha dikkatli bakarsanız Mona Lisa’nın kaşları yok. Kadınların kaşlarını tıraş etmesi 16. yüzyıl Avrupa’sında yaygın bir gelenekti.

– Louvre’da 6 bin tablo olmasına rağmen ziyaretçilerin yüzde 95’i ilk iş olarak Mona Lisa’nın yanına koşuyor.

– Saatte 1500 kişinin ziyaret ettiği tablo sabit 20 derece ısıda 3 kat camın arkasında korunuyor. Müze ise her yıl 330 bin Mona Lisa konulu ürün satıyor.

– Yağlı boya tablo her yıl bir gün indirilerek temizleniyor. Mona Lisa’nın ziyarete açık olmadığı o gün Louvre Müzesi’nin en sakin günü oluyor.

(Alıntı : http://bugraderci.blogspot.com)

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir