Bu yaz tatilinde 'serin yaylaları' tercih edin | Genel Kültür, Genel Kültür, Genel Kültür Bilgileri, Genel Kültür Makaleleri, kpss genel kültür

Bu yaz tatilinde ‘serin yaylaları’ tercih edin

By on Mayıs 15, 2013

Bu makale 6953 kere okundu

Türkiye’nin dört bir yanında turizm denildiğinde akla ilk gelen güney kıyılarındaki tatil seçenekleri oluyor. Oysa deniz seviyesine inmek yerine deniz seviyesinden yukarılara tırmanmak da çok cazip bir seçenek olabilir. Kuzeyde, güneyde, coğrafi olarak Türkiye’nin uygun her bölgesinde yayla turizmi, bir gelenek halinde nesillerdir devam ediyor. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde yoğunlaşan yayla turizminde son yıllarda artan bir talep yaşanıyor.

Bozulmamış doğal yapısı, yaşayan yöre kültürü, huzuru, sessizliği ve daha sıralayabileceğimiz onlarca artılarıyla ülkemiz yayları da bu alternatif turizme aday turistik cazibelerimizden. Yayla turizmi, son yıllarda artan bir taleple giderek daha fazla sayıda turiste hizmet vermesine rağmen, hâlâ yeteri kadar tanınmıyor. Oysa Türkiye’nin hemen her bölgesinde yüzlerce yayla keşfedilmeyi bekliyor. Küreselleşen dünya, turizm aksiyonlarını aynılaştırırken, yayla turizmi ile farklılık yakalayamaz mıyız?

Artvin yaylaları

Artvin, Türkiye’nin küçük illerinden biri ama topraklarının yarısından fazlasını yaylalar oluşturuyor. Yusufeli, Meşeli, Kurudere, Düzenli, Kireçli, Yığılı, Kapik, Irmaklar, Bilbilan, Çamlıca, Hanlıköy, Ballı ve Yoncalı, Taşköprü, Meydancık, Mısırlı, Oba, Keşoğlu, Çamlık, Mağara, İnekli, Kocakarılı, Dikme ve Taşkınlık Yaylaları bunların en bilinen ve ziyaret edilenleri. Ayrıca her yıl mutlaka ziyaretçileri olan bazı büyük yaylalar da var ki onlar hakkında daha fazla söz söylemeliyiz. Örneğin Kafkasör Yaylası… Artvin’in güneybatısındaki yayla, 1.250 metre yüksekliğinde ve mutlaka görülmesi gereken bir güzelliğe sahip. Nispeten alçak bir yayla olması nedeniyle altyapı hizmetlerinin de bulunduğu Kafkasör Yaylası’nda turizme açık bungalovlar da bulunuyor. Her yıl haziran ayının son haftasında düzenlenen ve üç gün süren boğa güreşi etkinlikleri, bölge halkı tarafından ilgiyle izleniyor ve bir festival havasında geçiyor. Kafkasör Yaylası’nın bir başka özelliği ise yaylada şifalı olduğuna inanılan su kaynakları da barındırıyor olması. Borçka’daki Karagöl Yaylası ise göl çevresindeki ormanlarda doğal hayata ait vahşi yaşamın izlerini de görebileceğiniz, az da olsa altyapı hizmetlerinin bulunduğu bir yayla.

Bartın yaylaları

Dağ, yayla ve av turizmi açısından Uluyayla, Ardıç ve Arıt Yaylaları meşhurdur. Bölgenin bir başka ünlü yaylası olan Arıt Yaylası ise Küre Dağları Milli Parkı içinde yer alır. Uluyayla’nın bitki örtüsü, iğne ve yayvan yapraklı ağaçlardan oluşur. Ormanların arasına sıkışmış ahşap evler ve oldukça geniş yayla düzlüğü ile görülmeye değerdir. Yaylanın hemen ortasından geçen ve batıya doğru akan Ova Çayı ve İnönü Deresi yaylanın ayrı güzellikleridir. Ardıç Yaylası ise geniş bir orman örtüsünün altındadır. Ardıç, köknar ve kayın ağaçlarından oluşan bu zengin örtü zengin bir yaban hayatına da ev sahipliği yapar.

Bolu Yayları

Toplam 300 civarında yayla ile Bolu, yaylacılık alanında önemli bir merkezdir. Bolu yaylaları, Doğu Karadeniz’deki özdeşlerini aratmayacak nitelikte yeşil ormanlarla kaplı dağlar üzerinde, gür akarsuların geçtiği, yemyeşil verimli düzlüklerdir. Bu zengin yayla kültürü içinde birkaç yaylanın ismini anmamız gerekirse, söze Aladağ Yaylalarından başlamamız gerekir. Aladağ Yaylaları, Bolu’nun güneyindeki dağ yamaçları üzerinde yer alır ve sık orman örtüsü altındadırlar. Yeşil düzlükleri ile piknik için de ideal olan bu yaylalar, çevresindeki tesisler ile konaklama imkanına da sahiptir. Sarıalan Yaylaları ise Kartalkaya yolu üzerinde, çevresinde 14 yaylanın bulunduğu bir yayla grubudur. Saraycık Yaylası kenarında bulunan gölet ise bölgeye ayrı bir güzellik katar. At Yaylası, kirazlarıyla ünlüdür ve birçok meyve bahçesine ev sahipliği yapar. Avşar Yaylası ise deniz seviyesinden 1550 metre yüksekliktedir ve Avşar köylüleri tarafından kullanılır.

Çorum Yaylaları

Köse Dağı üzerindeki Abdullah Yaylası temiz ve bol suyu ile bozulmamış doğası yanında, sarıçam, karaçam gibi diğer kendine özgü bitki örtüsü ile görülmeye değer bir yayladır. Bölgede trekking ve atlı doğa turizmi yapılabilecek parkur güzergahı, Oynar yaylasına kadar devam eder. Özellikle Oynar Yaylası’nda bulunan yangın gözetleme kulesinden dürbünle etrafı seyretmenin zevki bambaşkadır.

Düzce Yaylaları

İki yanı kayın ağaçlarıyla kaplı nefis bir güzergah ile ulaşılan Topuk Yaylası, mor renkli orman gülleri ve temiz havası ile fark yaratıyor. Yaz ve bahar aylarında kullanılabilir hafif tozlu yol, araçla ve motosikletle gezi imkânı veriyor. Yörenin yerlileri kış aylarında 2 metre kar olur diye uyarıyor. Sakarca Yaylası ise doğusunda çam, batısında kayın ormanlarıyla kaplı, her yanı kekik kokan bir yayla. Yöre halkı buradan topladığı kekiği hemen her yerde kullanıyor. Yaylada avlanmak ise yasak.

Karabük Yaylaları

Safranbolu’nun kuzeyinde yer alan Uluyayla oldukça gür ormanların içinde geniş ve yemyeşil çayırların uzandığı bir alandır. Ahşap yayla evleriyle ormanların bütünleşmesi, ortaya enfes manzaralar çıkarır. Sarıçiçek Yaylası ise trekking ve atla doğa yürüyüşüne, dağ bisikletine uygundur.

Ordu Yaylaları

Denizden 1.850 metre yükseklikteki Çambaşı Yaylası, çarşısı, pazarı, piknik yerleri, lokantaları ve otelleri olan; sütü, eti, yağı, peyniri, sebzesi, meyvesi ve doğal güzellikleriyle enfes bir dinlence vadeder. Yeşilce ve Topçam Yaylaları ise zengin bitki örtüsü, ormanları ve dereleriyle bakir bir doğanın ortasındadır. Perşembe Yaylası ise Evliya Çelebi’nin bile sözünü ettiği panayırı ile ünlüdür. Yeşil çimlerle kaplı olan yaylanın merkezinde şehir türü bir yapılanma vardır. Keyfalan Yaylası da soğuk suları ve temiz havasıyla, veremli hastalara dinlenme yeri olarak tavsiye edilir.

Rize Yaylaları

Yayla cenneti olan Rize’nin en önemli yaylası, Türkiye’nin de en ünlü yaylalarından biri olan Ayder’dir. 350 metre yükseklikteki yayla her türlü altyapı hizmetine sahiptir. Zengin flora ve faunasının yanı sıra kaplıcasıyla da ünlü olan Ayder Yaylası, Kaçkar Dağları’na tırmanış güzergâhında bulunması nedeniyle de sıkça ziyaret edilir. Pokut Yaylası ise 2100 metre yüksekliktedir ve geniş çam ormanlarıyla kuşatılmıştır. 150 yıllık yayla evleri görülmeye değerdir. Yontma taşlardan ocak kısmı ve onun üzerindeki ahşap yapısı ve çatısını örten sacları ile insana güven duygusu veren bu evler 2-3 odası, mutfağı ve maran denilen yiyecek ambarından oluşur.

Samsun Yaylaları

Aktaş Yaylası, Ladik Gölü manzarası ve etrafındaki çam ağaçlarının temiz havası nedeniyle sıkça ziyaret ediliyor. Küpecik Yaylası ise barındırdığı sularının böbrek taşlarına iyi geldiği rivayeti nedeniyle sürekli ziyaretçilerini ağırlıyor.

Trabzon Yaylaları

Kiraz Yaylası’nın içinden akan buz gibi suda alabalık avlayabilir ya da yaylada çim kayağı yapabilirsiniz. Lapazan Yaylası ise haziran ayında bile kar yığınlarına ev sahipliği yapması ile ünlüdür. Hıdırnebi ve Kuruçam Yaylaları da foto safari için tercih edilen bir doğal cennettir.

(Kaynak : Logilife)

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir